LegalMind Blog

BİLİŞİM YOLUYLA DOLANDIRICILIK SUÇU: HUKUKİ ÇERÇEVE VE KORUNMA YÖNTEMLERİ ÜZERİNE KAPSAMLI BİR ANALİZ

BİLİŞİM YOLUYLA DOLANDIRICILIK SUÇU: HUKUKİ ÇERÇEVE VE KORUNMA YÖNTEMLERİ ÜZERİNE KAPSAMLI BİR ANALİZ

Giriş

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçu, günümüz dijital çağında bireylerin ve kurumların karşılaştığı en ciddi siber suç türlerinden biridir. Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında "nitelikli dolandırıcılık" olarak düzenlenen bu suç, teknolojinin sunduğu imkanların kötüye kullanılmasıyla işlenmekte ve mağdurlar üzerinde önemli maddi ve manevi zararlar bırakabilmektedir. TCK'nın 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık fiillerine özel bir ağırlık atfetmektedir. Bu düzenleme, dijitalleşen dünyada artan siber tehditlere karşı caydırıcılık sağlamayı amaçlamaktadır.

Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçları, geleneksel dolandırıcılık yöntemlerinden farklı olarak, failin mağdurla yüz yüze gelme zorunluluğunu ortadan kaldırmakta, bu da suçun daha geniş kitlelere yayılmasını ve kimlik tespitini zorlaştırmasını sağlamaktadır. İnternet bankacılığı, sosyal medya, e-ticaret platformları gibi günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijital araçlar, dolandırıcılar için yeni ve elverişli bir zemin sunmaktadır. Bu nedenle, bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunun unsurlarını, işleniş biçimlerini, cezai yaptırımlarını ve korunma yöntemlerini detaylı bir şekilde incelemek, hem hukuki farkındalığın artırılması hem de mağduriyetlerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Suçunun Unsurları

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için TCK'da belirtilen temel unsurların bir araya gelmesi gerekmektedir. Bu unsurlar, suçun nitelikli halini oluşturan bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasına ek olarak, basit dolandırıcılık suçunun da temelini oluşturan hileli davranışlar, mağdurun aldatılması, mağdurun zarara uğraması ve failin haksız yarar sağlamasıdır.

Hileli Davranışlar: Tanımı ve Niteliği

Suçun ilk ve en temel unsuru, failin mağduru aldatmaya yönelik "hileli davranışlar" sergilemesidir. Hile, basit bir yalan beyandan öte, mağduru yanıltabilecek, onun inceleme ve araştırma eğilimini etkisiz bırakacak yoğunlukta ve ustalıkta olmalıdır. Gerektiğinde dış hareketlerle desteklenen bu hile, mağdurun iradesini fesada uğratmalıdır. Örneğin, sahte bir e-ticaret sitesi kurarak gerçekte var olmayan bir ürünü satışa sunmak veya banka görevlisi kılığında arayarak "hesabınız tehlikede" gibi yalanlar söylemek, hileli davranışlara örnek teşkil eder. Yargıtay içtihatları, hilenin mağdurun aldatılabilirlik düzeyini aşan, güveni istismar eden nitelikte olmasını aramaktadır. Mağdurun eğitim seviyesi, ekonomik ve sosyal durumu gibi kişisel özellikleri, kural olarak hilenin varlığı değerlendirilirken doğrudan dikkate alınmaz; önemli olan, hilenin objektif olarak mağduru yanıltmaya elverişli olmasıdır.

Mağdurun Zarara Uğratılması

Hileli davranışlar sonucunda mağdur aldanmalı ve bu aldanma neticesinde kendisinin veya bir başkasının malvarlığında bir zarar meydana gelmelidir. Bu zarar, ekonomik bir değer taşımalı ve failin hileli eylemiyle arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Zararın gerçekleşmemesi halinde dahi, failin kastının bu yönde olması teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına neden olabilir.

Failin Haksız Yarar Sağlaması

Dolandırıcılık suçunun tamamlanabilmesi için, failin hileli davranışları sonucunda mağdurun zararına karşılık, kendisinin veya bir başkasının lehine haksız bir yarar sağlaması gerekmektedir. Bu yarar, doğrudan elde edilen maddi bir menfaat olabileceği gibi, dolaylı bir ekonomik avantaj da olabilir. Örneğin, sahte bir alışveriş sitesi üzerinden para toplamak veya oltalama (phishing) yöntemiyle ele geçirilen hesap bilgilerini kullanarak para çekmek, failin haksız kazanç elde etmesine yönelik eylemlerdir.

Bilişim Sistemlerinin veya Banka/Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunu nitelikli hale getiren en önemli unsur, suçun bilişim sistemleri veya banka/kredi kurumları araç olarak kullanılarak işlenmesidir. Bu, suçun basit dolandırıcılıktan ayrılmasını sağlayan ve daha ağır cezai yaptırımlar öngörülmesinin temel nedenidir. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması, verileri otomatik olarak işleyen sistemlerden yararlanmak suretiyle kişilerin aldatılmasını ve haksız kazanç sağlanmasını ifade eder. İnternet, sosyal medya, mobil uygulamalar, sahte e-postalar gibi dijital yollarla gerçekleştirilen eylemler bu kapsamdadır.

Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ise, bu kurumlara duyulan genel güvenin istismar edilmesi anlamına gelir. Mağdurlar, banka ismini duyduklarında veya banka benzeri bir ortamla karşılaştıklarında, genellikle daha az araştırma gereği duyarak kolayca aldatılabilmektedir. Bu sebeple kanun koyucu, teknolojinin ve finansal kurumların sağladığı bu imkanların kötüye kullanılmasına karşı daha ağır yaptırımlar öngörmüştür.

Yaygın Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Yöntemleri

Bilişim yoluyla dolandırıcılık, siber suçluların sürekli değişen ve gelişen taktikleriyle kendini göstermektedir. Bu yöntemler, mağdurları aldatmak ve haksız kazanç sağlamak amacıyla dijital ortamın sunduğu geniş imkanları kullanır.

Oltalama (Phishing) ve Sahte Web Siteleri

Oltalama (phishing), dolandırıcıların kendilerini güvenilir bir kurum veya kişi gibi göstererek, mağdurlardan kişisel veya finansal bilgilerini çalmayı amaçladığı siber saldırı türüdür. Bu saldırılar genellikle e-postalar, mesajlar veya sahte web siteleri aracılığıyla gerçekleştirilir.

Yaygın oltalama türleri şunlardır:

● E-posta Oltalama (BEC Saldırıları): Dolandırıcılar, üst düzey yöneticiler veya güvenilir iş ortakları gibi davranarak çalışanları para transferi yapmaya veya hassas verileri paylaşmaya ikna eder.

● Tuzak Kimlik Avı: Gerçek gibi görünen sahte web siteleri veya portallar kullanılarak mağdurlar, parola veya kredi kartı bilgileri gibi kişisel bilgilerini girmek için kandırılır. Sahte banka, e-ticaret, sosyal medya, haber, hükümet, otel rezervasyon veya yardım kuruluşu siteleri bu kategoriye girer. Dolandırıcılar, gerçek sitenin arayüzünü, logolarını ve hatta URL'sini kopyalayarak sahte siteyi meşru gibi göstermeye çalışır.

● Mızrakla Oltalama (Spear Phishing): Belirli kişileri hedef alarak kişiselleştirilmiş e-postalar veya mesajlar hazırlanır. Dolandırıcılar, hedeflerini araştırarak onlarla ilgili projelerden veya iş arkadaşlarından bahsederek güven kazanır.

● Oltayla Kimlik Avı (Smishing): Sosyal medyada tanınmış markaların sahte müşteri hizmetleri hesapları oluşturularak kullanıcıların şikayet veya soruları üzerinden kişisel bilgiler istenir.

● Sesli Oltalama (Vishing): Dolandırıcılar, meşru bir şirket veya devlet kurumu gibi davranarak telefon görüşmeleri aracılığıyla insanları tehdit veya ödül vaadiyle kişisel bilgilerini vermeye zorlar.

● Balina Avcılığı (Whaling): Üst düzey yöneticiler (C-level) gibi yüksek profilli hedeflere yönelik tasarlanmış saldırılardır. Bu saldırılar, liderleri hassas bilgileri ifşa etmeye veya büyük finansal işlemleri onaylamaya ikna etmeyi amaçlar.

Sosyal Medya ve Elektronik Ticaret Dolandırıcılığı

Sosyal medya platformları (Facebook, Instagram, Twitter gibi) ve elektronik ticaret siteleri, bilişim yoluyla dolandırıcılığın yaygın olarak kullanıldığı mecralardır. Bu tür dolandırıcılıklar, genellikle gerçekte var olmayan kişiler adına açılan sahte hesaplar, gerçek kişilerin ele geçirilmiş hesapları veya var olmayan ürün/hizmetlerin satış ilanları aracılığıyla gerçekleştirilir. Mağdurlar, cazip görünen satış teknikleri veya sahte kampanyalarla yanıltılarak ödeme yapmaya yönlendirilir, ancak ürün veya hizmet ya hiç teslim edilmez ya da farklı/değersiz bir şey gönderilir. Yargıtay, internet sitelerine sahte satış ilanı vererek kapora veya ürün bedeli alıp ürünü göndermeme eylemlerini nitelikli dolandırıcılık olarak kabul etmektedir.

Sosyal Mühendislik Yöntemleri

Sosyal mühendislik, dolandırıcıların mağdurlardan doğrudan bilgi veya menfaat elde etmek için psikolojik manipülasyon tekniklerini kullandığı bir yöntemdir. Bu yöntem, mağdurun zaaflarından yararlanarak aldatıcı ilişkiler kurmayı ve onları kendi aleyhlerine tasarrufta bulunmaya yönlendirmeyi hedefler. Dolandırıcılar kendilerini avukat, iş insanı, siyasetçi gibi tanıtarak mağdurları belirli bir ücret karşılığında daha fazla maddi kazanç elde edeceklerine inandırmaya çalışabilir. Ayrıca, internet üzerinden duygusal veya romantik ilişkiler kurarak mağdurlardan maddi taleplerde bulunmak da yaygın bir sosyal mühendislik yöntemidir. Duygusal manipülasyon, aciliyet hissi yaratma ve güven tesis etme, bu saldırıların temel özellikleridir.

Man in the Middle (MitM) Saldırıları

"Ortadaki Adam Saldırısı" (Man in the Middle Attack - MitM), gönderici ile alıcı arasına yetkisiz bir üçüncü kişinin girmesiyle gerçekleşen bir siber saldırı türüdür. Bu saldırıda, ortadaki adam taraflar arasındaki tüm mesajları okur, takip eder ve kendi menfaati doğrultusunda değiştirir veya siler. Bu yöntem genellikle ticaret yapan şirketlerin banka hesap detaylarını değiştirmek suretiyle, gerçek IBAN bilgilerinin dolandırıcıların IBAN bilgileriyle değiştirilmesiyle gerçekleştirilir.

Dijital Reklam Dolandırıcılığı

Dijital reklam dolandırıcılığı, reklam veren kişiyi sahte trafik, sahte müşteri kitlesi veya etkisiz reklam yerleştirme gibi yöntemlerle yanıltarak haksız kazanç elde etmeyi amaçlar. Bu dolandırıcılık türünde, reklama tıklandığında bir çekiliş kazanıldığı söylenerek T.C. kimlik numarası, kart ve kredi kartı bilgileri istenebilir.

Alt yöntemleri arasında şunlar bulunur:

● Tıklama Dolandırıcılığı (Click Fraud): "Bot" adı verilen robotik yazılımlar aracılığıyla reklamlara otomatik ve kısa sürede çok sayıda tıklama yapılır, böylece gerçekte tıklanmadığı halde tıklanmış gibi gösterilerek haksız kazanç elde edilir.

● Reklam Yığını (Ad Stacking): Web sitesindeki tek bir reklam alanına birden fazla reklam üst üste yerleştirilir, ancak sadece en üstteki görünürken, görünmeyen alttaki reklamlara da tıklanmış gibi ücretlendirme yapılır.

● Piksel Doldurma Yöntemi: Reklamlar 1x1 boyutundaki pikseller içine yerleştirilerek kullanıcı tarafından görünmez hale getirilir. Kullanıcı web sitesini ziyaret ettiğinde, görünmeyen reklama tıklanmış gibi kayıt alınarak haksız kazanç sağlanır.

Ponzi Düzeni ve Yasa Dışı Bahis/Kumar Siteleri

Ponzi düzeni (saadet zinciri), sisteme yeni yatırımcılar katılarak eski yatırımcılara ödeme yapıldığı, ancak gerçekte kâr getiren bir üretim veya hizmetin bulunmadığı bir dolandırıcılık türüdür. Bu sistemde, her yeni katılımcıdan alınan paranın bir kısmı kendisini sisteme dahil eden yatırımcıya pay edilirken, geri kalanı piramidin üstüne doğru ilerler ve sonunda sistem kurucusunun eline geçer. Ülkemizde piramit satış sistemlerinin kurulması ve yayılması yasaktır.

Yasa dışı kumar ve bahis sitelerinde ise, bilişim sistemleri aracılığıyla hileli yöntemler kullanılır. Başlangıçta mağdura kazanç sağlanarak güven ortamı oluşturulur, ardından mağdur kaybettiği parayı geri alacağına ve daha fazla kazanacağına inandırılarak yeniden oynamaya yönlendirilip dolandırılır. Online oyunlarda da casus yazılımlar kullanılarak haksız kazanç sağlanabilir.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Suçunun Cezai Yaptırımları ve Hukuki Süreç

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nda nitelikli bir suç olarak kabul edilmekte ve ağır cezai yaptırımlara tabi tutulmaktadır.

Cezalar (Hapis ve Adli Para Cezası)

TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca, bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçunun cezası dört yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. Bu hapis cezasına ek olarak, faile beşbin güne kadar adli para cezası da hükmolunur. Hükmedilecek adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Suçun örgütlü bir şekilde veya kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde cezalar artırılabilir. TCK'nın 158/3 maddesine göre, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise ceza bir kat artırılır.

Soruşturma ve Kovuşturma Süreci

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık suçu, şikâyete bağlı suçlardan değildir. Bu durum, savcılığın suçu herhangi bir şekilde öğrenmesi halinde re'sen (kendiliğinden) soruşturma başlatacağı anlamına gelir. Mağdurun şikayetçi olmaması veya sonradan şikayetinden vazgeçmesi, kamu davasının düşmesine yol açmaz; yargılamaya devam edilir.

Bu suç için olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Bu süre içinde soruşturma başlatılmadığı takdirde suç zamanaşımına uğrar.

Uzlaşma Hükümlerinin Uygulanmaması

Bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'nda uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir. Bu nedenle, soruşturma veya kovuşturma aşamasında fail ile mağdur arasında uzlaştırma prosedürleri uygulanamaz; suçun varlığı tespit edildiğinde doğrudan dava açılması gerekmektedir.

Etkin Pişmanlık ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunda da uygulanabilir. Etkin pişmanlık, failin suçu tamamladıktan sonra kendi iradesiyle pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi durumudur.

● Kovuşturma başlamadan önce zararın giderilmesi halinde: Verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

● Kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce zararın giderilmesi halinde: Verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı ise, bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunda, mağdurun zararının giderilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı hallerde verilebilir. Ancak, nitelikli dolandırıcılık suçlarında genellikle hapis cezasının alt sınırının yüksek olması nedeniyle HAGB uygulanması beklenmemelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna bakmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme ise genellikle suçun işlendiği yer mahkemesidir; yani hileli hareketin yapıldığı veya haksız menfaatin sağlandığı yer mahkemesi yetkili olacaktır.

Tazminat Davası Hakları

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçu nedeniyle mağdur olan kişiler, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini için hukuk mahkemelerinde ayrıca tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ceza davası süreci devam ederken veya sona erdikten sonra, mağdurlar failden bu zararların karşılanmasını talep edebilirler. Suçun soruşturma veya kovuşturma aşamasında failin zararı gidermesi halinde, alacağı cezada indirim yapılacağı da kanunda belirtilmiştir.

Yargıtay Kararları ve Güncel Yaklaşımlar

Yargıtay, bilişim yoluyla dolandırıcılık suçuna ilişkin kararlarında, suçun unsurlarının ve işleniş biçimlerinin teknolojik gelişmelerle nasıl değiştiğini dikkate almaktadır.

İnternet İlanı ve Suçun Vasfı

Yargıtay, internet sitelerine sahte satış ilanı vererek kişilerden kapora veya ürün bedeli alıp ürünü göndermeme şeklindeki eylemleri, TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak kabul etmektedir. Bu tür durumlarda, bilişim sisteminin aldatma eyleminde aktif bir araç olarak kullanılması esastır. Mağdurun faille yüz yüze gelmeden, bilişim sistemi üzerinden iletişim kurarak aldatılması tipik bir örnektir. Eğer taraflar yüz yüze gelmişse, eylem basit dolandırıcılık olarak değerlendirilebilir.

Bilişim Sistemine Girme Suçu ile Farkı

Dolandırıcılık suçu ile TCK m.243'te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu arasında önemli bir ayrım bulunmaktadır. Yargıtay'a göre, sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp, yalnızca sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa, bu durumda bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçu oluşabilir. Bilişim yoluyla dolandırıcılıkta ise, bilişim sisteminin hileli davranışın bir aracı olarak kullanılması ve mağdurun bu hile sonucunda aldanarak kendi iradesiyle malvarlığını devretmesi veya zarar görmesi gerekmektedir.

Hile Unsurunun Niteliği ve Mağdurun Aldatılabilirlik Düzeyi

Yargıtay, dolandırıcılık suçunda hile unsurunun basit bir yalanı aşması, mağduru aldatabilecek ve denetim olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olması gerektiğini vurgulamaktadır. Kullanılan hileli davranışların mağdurun iradesini yanıltması esastır. Hilenin mükemmel bir şekilde tasarlanmış olmasına gerek yoktur, ancak suçun işlenmesi ve mağdurun iradesini sakatlamaya elverişli olması zorunludur. Failin hilelerinin yöneldiği mağdurun eğitim seviyesi, ekonomik ve sosyal durumu kural olarak dikkate alınmaz; önemli olan, mağdurun failin hilelerine kanmış olmasıdır.

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılıktan Korunma Yolları

Bilişim yoluyla dolandırıcılık suçlarının yaygınlaşması, bireylerin ve kurumların bu tür tehditlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Korunma, farkındalık, teknolojik önlemler ve şüpheli durumlarda doğru adımları atmaktan geçmektedir.

Farkındalık ve Eğitim

Siber dolandırıcılıktan korunmanın ilk ve en önemli adımı, yaygın dolandırıcılık türlerini ve bunların nasıl işlediğini öğrenmektir. Dolandırıcılar taktiklerini sürekli değiştirdiğinden, güncel siber güvenlik haber bültenlerini takip etmek ve kendilerini bu teknikler konusunda eğitmek, bireylerin uyarı işaretlerini tanımasına yardımcı olur.

Teknolojik Önlemler

Teknolojik güvenlik önlemleri, dijital ortamdaki riskleri minimize etmek için hayati öneme sahiptir:

● Güçlü ve Benzersiz Şifreler: Her hesap için güçlü, benzersiz ve karmaşık şifreler kullanılmalı ve düzenli olarak değiştirilmelidir. Şifre yöneticileri bu konuda yardımcı olabilir.

● İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA): Sosyal medya, online alışveriş ve bankacılık işlemleri gibi hassas hesaplarda iki faktörlü kimlik doğrulama etkinleştirilmelidir. Bu, şifrenin ele geçirilmesi durumunda dahi hesap güvenliğini artırır.

● Güvenilir Antivirüs Yazılımı: Cihazlar (bilgisayar, telefon, tablet) güvenilir bir antivirüs yazılımı ile korunmalı ve yazılım daima güncel tutulmalıdır. Bu, zararlı yazılımlara karşı koruma sağlar.

● Güvenli Olmayan Ağlardan Kaçınma: Halka açık Wi-Fi noktaları gibi güvenli olmayan ağlarda hassas hesaplara giriş yapmaktan veya işlem yapmaktan kaçınılmalıdır.

● HTTPS ve SSL Sertifikası Kontrolü: İnternet alışverişi veya bankacılık işlemleri yapılırken, web adresinin "https" ile başladığından ve bir asma kilit ikonunun bulunduğundan emin olunmalıdır. Bu, sitenin güvenli olduğunu gösterir.

● Sanal Kart Kullanımı: İnternet alışverişlerinde sanal kart kullanmak veya ödemeleri 3D Secure/Güvenli Öde seçenekleriyle yapmak, dijital güvenliği artırır.

● Resmi Uygulama Marketlerinden İndirme: Mobil telefon ve tabletlere uygulama indirirken yalnızca cihazın resmi uygulama marketleri (Google Play, App Store) kullanılmalıdır. Market dışından indirilen uygulamalar zararlı yazılım bulaşmasına neden olabilir.

Şüpheli Durumlarda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bireylerin şüpheli durumlarla karşılaştıklarında dikkat etmeleri gereken bazı kritik noktalar bulunmaktadır:

● Beklenmedik E-posta/SMS Bağlantıları ve Ekleri: Bilinmeyen veya beklenmedik bir kaynaktan gelen e-postalar ve SMS mesajları dikkatle incelenmeli, bağlantılara tıklamadan veya ekleri açmadan önce iki kere düşünülmelidir. Devlet kurumları veya finansal kurumlar genellikle e-posta ya da SMS yoluyla link paylaşmaz veya kişisel/finansal veri talep etmez.

● İnanılmaz Fırsatlar/Kazanç Vaat Eden Mesajlar: Çok az bilgi içeren veya hiç bilgi içermeyen, inanılmaz fırsatlar ve müthiş kazançlar vaat eden, acil eylem talep eden mesajlara şüpheyle yaklaşılmalıdır.

● Kişisel/Finansal Bilgi Taleplerine Şüpheyle Yaklaşma: Telefon veya e-posta yoluyla kişisel veya finansal veriler istenirse, hattın güvenli olduğundan emin olunmadıkça bilgi verilmemelidir. Karşıdaki kişinin kim olduğundan emin olunmalıdır.

● Doğrudan İlgili Kurumla İletişime Geçme: Şüpheli bir taleple karşılaşıldığında, arayan kişiye bilgi vermek yerine telefonu kapatıp ilgili kurumu resmi internet sitesindeki numaradan geri aramak en güvenli yoldur.

● E-ticaret Sitelerinde Ön Araştırma: Bilinmeyen e-ticaret sitelerinden alışveriş yapmadan önce kullanıcı deneyimleri ve şikayetler hakkında ön araştırma yapılmalıdır.

Kategori: Genel
Etiketler: Yapay Zeka Hukuk Asistanı, Hukuki Araştırmalar, Hukuk Veri Kütüphanesi
LegalMind Logo
Copyright © 2026 LegalMind.
Tüm hakları saklıdır.
LegalMind Logo Band
Kurumsal