LegalMind Blog

SWIFT VE ULUSLARARASI ÖDEME BLOKELERİ: 2026’DA ŞİRKETLER NEDEN TAHKİME GİDİYOR?

SWIFT VE ULUSLARARASI ÖDEME BLOKELERİ: 2026’DA ŞİRKETLER NEDEN TAHKİME GİDİYOR?

2026 yılı itibarıyla uluslararası ticarette en sık karşılaşılan hukuki krizlerden biri, ödeme sistemleri üzerinden yaşanan blokeler oldu. Özellikle SWIFT sistemi üzerinden gerçekleştirilen dolar ve euro transferlerinde artan denetimler, yaptırım kontrolleri ve risk incelemeleri, şirketlerin ticari işlemlerini doğrudan etkiledi. Teslimatı yapılmış malların bedelinin ödenememesi, akreditiflerin askıya alınması ve bankaların işlemleri geçici olarak dondurması, taraflar arasında ciddi ticari uyuşmazlıklara yol açtı. Bu uyuşmazlıkların önemli bir bölümü ise uluslararası tahkime taşınmaya başladı.

SWIFT teknik olarak bir banka değildir; bankalar arası mesajlaşma altyapısıdır. Ancak 2026’da yaşanan gelişmeler, ödeme sistemlerinin fiilen ticari sözleşmelerin uygulanabilirliğini belirleyen bir unsur haline geldiğini gösterdi. Özellikle yaptırım riskinin arttığı dönemlerde bankalar, potansiyel ihlal ihtimali bulunan işlemleri incelemeye almakta veya geçici olarak durdurmaktadır. Bu durum, sözleşmenin tarafları açısından hukuki bir belirsizlik yaratır: Satıcı malı teslim etmiştir, alıcı ödeme yapmak istemektedir ancak banka transferi gerçekleştirmemektedir.

2026 Şubat ayında Orta Doğu bağlantılı bir enerji ticareti işleminde yaşanan olay bu sorunun tipik bir örneğidir. Türk bir şirket, Avrupa merkezli bir alıcıya petrol türevi ürün satmış, teslimat gerçekleşmiş ancak alıcının bankası, transferin yaptırım riskine takılabileceği gerekçesiyle ödemeyi bloke etmiştir. Alıcı şirket, ödeme yapma iradesi olduğunu savunmuş; satıcı şirket ise sözleşme ihlali nedeniyle temerrüt hükümlerini işletmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kısa sürede tahkim sürecine taşınmıştır.

Uluslararası ödeme blokeleri genellikle üç ana sebepten kaynaklanır: yaptırım riski, kara para aklama incelemesi ve yüksek riskli ülke bağlantısı. Özellikle ABD’nin uyguladığı ikincil yaptırımlar nedeniyle, dolar bazlı işlemler Amerikan finans sistemine temas ettiği anda incelemeye alınabilmektedir. Avrupa bankaları da benzer şekilde yaptırım riskine karşı son derece temkinli davranmaktadır. Bu durum, sözleşme taraflarının kontrolü dışında gelişen bir engel yaratır.

Hukuki açıdan en kritik soru şudur: Bankanın ödemeyi durdurması, alıcının sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? 2026’da görülen tahkim dosyalarında bu konu yoğun şekilde tartışılmıştır. Genel eğilim, ödeme yükümlülüğünün borçluya ait olduğu yönündedir. Bankanın bloke kararı, alıcının sözleşmeden doğan borcunu otomatik olarak sona erdirmez. Ancak tarafların sözleşmesinde yer alan mücbir sebep veya yaptırım maddeleri bu değerlendirmeyi değiştirebilir.

Bazı sözleşmelerde “bankacılık sistemi kaynaklı engeller” açıkça mücbir sebep kapsamında sayılmaktadır. Ancak birçok ticari sözleşmede bu husus net düzenlenmemiştir. 2026’da Londra merkezli bir tahkim dosyasında, ödeme blokesi nedeniyle teslimatın karşılığının ödenmemesi uyuşmazlık konusu olmuştur. Tahkim heyeti, bankanın risk incelemesinin tarafların kontrol alanı dışında olduğunu kabul etmiş; ancak alıcının alternatif ödeme yollarını denememiş olmasını kusur olarak değerlendirmiştir. Bu karar, ödeme yükümlülüğünün tamamen ortadan kalkmadığını, tarafın makul çaba göstermesi gerektiğini ortaya koymuştur.

SWIFT blokeleri yalnızca yaptırım bağlantılı işlemlerde değil, tedarik zinciri karmaşıklığı nedeniyle de ortaya çıkmaktadır. Bir işlemin nihai faydalanıcısının yaptırım listesinde yer alması, dolaylı bağlantıların dahi ödeme riskine dönüşmesine neden olabilir. 2026’da Asya merkezli bir teknoloji şirketi, İran bağlantılı alt yüklenici nedeniyle Avrupa bankaları tarafından ödeme incelemesine alınmıştır. Sonuç olarak transferler haftalarca gecikmiş ve taraflar arasında gecikme faizi, sözleşme ihlali ve tazminat talepleri gündeme gelmiştir.

Tahkime yönelimin artmasının temel nedeni, uluslararası ticari sözleşmelerin çoğunda tahkim şartının bulunmasıdır. Taraflar genellikle ICC, LCIA veya bölgesel tahkim merkezlerini yetkili kılmaktadır. Ödeme blokeleri nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da doğrudan bu merkezlere taşınmaktadır. 2026’nın ilk çeyreğinde uluslararası tahkim merkezlerinde ödeme kaynaklı ticari uyuşmazlıklarda belirgin artış olduğu raporlanmıştır.

Bankacılık sistemine bağlı ödeme krizleri, sözleşme hukukunun temel kavramlarını yeniden gündeme taşımıştır. Temerrüt, mücbir sebep, imkansızlık ve borcun ifası gibi klasik kavramlar, finansal sistem engelleri bağlamında yeniden yorumlanmaktadır. Özellikle “ifanın objektif imkansızlığı” ile “ticari risk” ayrımı tahkim kararlarında sıkça tartışılmaktadır. Bankanın temkinli davranması, her zaman objektif imkansızlık olarak kabul edilmemektedir.

Şirketler açısından en büyük risk, nakit akışının kesilmesidir. Teslimat yapılmış ancak ödeme alınamamışsa, şirket hem finansal hem hukuki baskı altına girer. Bu nedenle 2026 itibarıyla birçok şirket sözleşmelerine özel yaptırım ve ödeme risk maddeleri eklemeye başlamıştır. Alternatif para birimi, alternatif banka, escrow hesap kullanımı ve ön ödeme mekanizmaları daha sık tercih edilmektedir.

Uluslararası ödeme blokeleri, ticaret hukuku ile yaptırım hukuku ve bankacılık hukukunun kesişiminde yer alan karmaşık bir alan oluşturmuştur. Bu uyuşmazlıklarda benzer tahkim ve mahkeme kararlarının incelenmesi, risk analizi açısından kritik önem taşır. Özellikle hangi durumlarda ödeme blokelerinin mücbir sebep sayıldığı, hangi durumlarda borçlunun sorumluluğunun devam ettiği, emsal kararlar üzerinden değerlendirilebilir.

LegalMind, uluslararası ticaret sözleşmeleri, yaptırım hukuku, bankacılık uyuşmazlıkları ve tahkim kararlarına ilişkin milyonlarca kararı tek sistemde sunar. Ödeme blokesi kaynaklı uyuşmazlıklarda verilen emsal kararların incelenmesi, sözleşme stratejisinin doğru belirlenmesini sağlar. Yapay Zeka Hukuk Asistanı Briefi, ilgili mevzuat ve kararları birlikte analiz ederek araştırma süresini kısaltır. 2026’da ödeme sistemleri kaynaklı uyuşmazlıkların arttığı bir dönemde, doğru hukuki bilgiye hızlı erişim, şirketlerin tahkim süreçlerinde daha güçlü pozisyon almasını sağlar.

 

Kategori: Uluslararası Ticaret Hukuku, Bankacılık Hukuku
Etiketler: Uluslararası Ödeme Blokesi, Yaptırım Hukuku, Uluslararası Tahkim, Uluslararası Ticaret
LegalMind Logo
Copyright © 2026 LegalMind.
Tüm hakları saklıdır.
LegalMind Logo Band
Kurumsal