TÜRK CEZA HUKUKUNDA İNFAZ HESAPLAMA REHBERİ
1. Giriş: İnfaz Hukukunun Temel Esasları ve Hesaplamanın Önemi
İnfaz Hukukunun Amacı ve Temel İlkeleri
Türk Ceza Hukuku'nda infaz, sadece hükümlünün mahkeme tarafından verilen cezasını çekmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kapsamlı bir toplumsal amaca hizmet eder. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) bu amacın temelini oluşturur. Kanun'un 1. ve 3. maddeleri, infazın nihai hedefini hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek ve toplumu suça karşı korumak olarak belirler. Bu yaklaşım, ceza infazının sadece cezalandırıcı bir araç olmaktan öte, aynı zamanda toplumu koruyucu ve hükümlüyü rehabilite edici bir işlevi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
İnfaz sürecinde, hukuka uygunluk, adalet ve insan haklarına saygı temel prensiplerdir. Zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı veya onur kırıcı davranışlardan kesinlikle kaçınılması gerektiği vurgulanır. Hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerinin korunması için gerekli tüm önlemlerin alınması da zorunludur. Bu ilkeler, infazın insan onuruna yakışır bir şekilde yürütülmesini güvence altına almayı hedefler.
Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesiyle başlar. Kesinleşen kararlar, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle izlenir ve denetlenir. Bu denetim, infazın kanuni çerçevede ve insan haklarına uygun bir biçimde gerçekleşmesini sağlamak için kritik bir mekanizmadır.
İnfaz Hesaplamasının Önemi
Mahkeme tarafından hükmedilen hapis cezasının miktarı ile hükümlünün fiilen ceza infaz kurumunda kalacağı süre her zaman aynı değildir. Bu durum, infaz hesaplamasının karmaşıklığını ve önemini ortaya koyar. İnfaz hesaplaması, hükümlünün özgürlüğüne kavuşma tarihi, denetimli serbestlikten yararlanma koşulları ve açık cezaevine geçiş imkanları gibi hayati konuları doğrudan etkilediği için büyük bir öneme sahiptir. Doğru bir infaz hesaplaması, hükümlünün haklarını korumak ve infaz sürecini öngörülebilir kılmak açısından elzemdir.
İnfaz Hesaplamasının Hukuki Dayanakları
Türk Ceza Hukuku'nda infaz hesaplaması, çok sayıda yasal düzenlemeye dayanmaktadır. Bu düzenlemelerin başında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gelmektedir. Bu Kanun, hapis cezalarının ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları belirleyen ana mevzuattır.
Ek olarak, infaz sürecini düzenleyen diğer önemli hukuki dayanaklar şunlardır:
● 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu: İnfaz hâkimlerinin görev ve yetkilerini düzenler.
● 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu: Denetimli serbestlik uygulamalarının esaslarını belirler.
● 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun: Ceza infaz kurumlarının idaresine ilişkin hükümler içerir.
● 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurumları Kanunu: Ceza infaz kurumlarının denetimini sağlayan kurulları düzenler.
● Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik: İnfazın usul ve esaslarını daha ayrıntılı olarak belirleyen alt düzenlemedir.
● Türk Ceza Kanunu (TCK): İnfazla ilgili bazı temel hükümleri ve suç tanımlarını içerir.
İnfaz hukukunun temel amacı olan "hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek" yaklaşımı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi erken tahliye mekanizmalarının varlığını ve gelişimini doğrudan açıklamaktadır. Eğer infazın tek amacı sadece cezalandırmak olsaydı, bu tür mekanizmalara ihtiyaç duyulmazdı. Bu durum, infaz hesaplamasının basit bir matematiksel işlemden ziyade, hükümlünün davranışları (iyi hal), yaşı ve sağlık durumu gibi kişisel faktörleri de içeren dinamik bir sürece dönüştüğünü göstermektedir. Bu dinamizm, infaz hukukunun sürekli değişen sosyal politika hedeflerine ulaşmada bir araç olarak kullanıldığını ve bu nedenle mevzuatın sürekli güncellendiğini ima etmektedir.
2. Hapis Cezalarının İnfaz Rejimleri ve Süreleri
Hapis cezalarının infazı, Türk Ceza Hukuku'nda farklı rejimlere ve sürelere tabi tutulmuştur. Bu rejimler, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçireceği süreyi, denetimli serbestlikten yararlanma imkanlarını ve nihai tahliye tarihini belirler.
Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye)
Koşullu salıverilme, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş hükümlülerin, cezalarının belirli bir kısmını ceza infaz kurumunda "iyi halli" olarak geçirmeleri halinde, denetim altında serbest bırakılmalarını sağlayan bir infaz kurumudur. Bu uygulama, hükümlünün topluma yeniden entegrasyonunu kolaylaştırmayı amaçlar.
Genel Koşullu Salıverilme Oranları
● Adi Suçlar (Genel Kural): Süreli hapis cezalarında genel koşullu salıverilme oranı cezanın 1/2'sidir. Bu, hükümlülerin cezalarının yarısını infaz kurumunda iyi halli olarak geçirdiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabileceği anlamına gelir.
● Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis: Bu ceza, hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve koşullu salıverilme süresi 30 yıldır.
● Müebbet Hapis: Bu ceza da hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve koşullu salıverilme süresi 24 yıldır.
Suç Tarihine Göre Uygulanan Oranlar ve Geçici Maddeler
Türk infaz hukuku, zaman içinde yapılan yasal düzenlemelerle sürekli olarak değişmiş ve bu değişiklikler, suçun işlendiği tarihe göre farklı infaz oranlarının uygulanmasına neden olmuştur:
● 30.03.2020 Tarihinden Önce İşlenen Suçlar: Genel kural olarak koşullu salıverilme oranı 1/2 iken, denetimli serbestlik süresi 3 yıl olarak uygulanmıştır.
● 30.03.2020 Tarihinden Sonra İşlenen Suçlar: Genel kural olarak koşullu salıverilme oranı yine 1/2 olarak belirlenmiş, ancak denetimli serbestlik süresi 1 yıla indirilmiştir.
● 01.07.2016 Tarihinden Önce İşlenen Suçlar: Belirli istisnalar dışında, 1/2 şartla tahliye indirimi ve 2 yıl denetimli serbestlik uygulanmıştır.
● 01.07.2016 Tarihinden Sonra İşlenen Suçlar: Bu tarihten sonra işlenen suçlarda genel kural olarak cezanın 2/3'ü oranında infaz ve 1 yıl denetimli serbestlik uygulanmıştır.
Koşullu salıverilme oranlarındaki ve denetimli serbestlik sürelerindeki bu sık değişiklikler, Türk infaz hukukunun sürekli evrilen ve toplumsal ihtiyaçlara, cezaevi doluluk oranlarına veya güncel suç politikalarına göre şekillenen dinamik bir alan olduğunu göstermektedir. Özellikle Covid-19 salgını gibi olağanüstü durumlarda getirilen geçici düzenlemeler, sistemin adaptasyon yeteneğini ve esnekliğini sergilemektedir. Bu dinamizm, infaz hesaplamasının sadece mevcut yasayı uygulamakla kalmayıp, aynı zamanda suçun işlendiği tarihteki ve infazın yapıldığı tarihteki mevzuatı karşılaştırmalı olarak değerlendirme zorunluluğunu doğurmaktadır.
İstisnai Suçlar ve Özel Koşullu Salıverilme Oranlar
Bazı suç grupları, toplumsal hassasiyetleri ve suçun ağırlığını yansıtacak şekilde daha sıkı infaz rejimlerine tabidir:
● 2/3 Oranı Uygulanan Suçlar: Kasten öldürme (TCK 81, 82, 83), neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87/2-d), işkence ve eziyet (TCK 94, 95, 96), basit cinsel saldırı (TCK 102/1), nitelikli cinsel saldırı (TCK 102/2), eşe veya üst-altsoya, kardeşe veya savunmasız kişiye karşı kasten yaralama suçları gibi belirli ağır suçlarda koşullu salıverilmeye esas süre toplam cezanın 2/3'üdür.
● 3/4 Oranı Uygulanan Suçlar: Terör suçlarında koşullu salıverilmeye esas süre, toplam cezanın 3/4'üdür. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında (TCK 188) da şartla tahliye oranı 3/4 olarak uygulanır.
● Örgütlü Suçlar: Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olan hükümlüler için (terör suçları hariç) koşullu salıverilme oranı 2/3'tür.
● Birden Fazla Süreli Hapis Cezası: Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet halinde koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilecek azami süre 32 yıldır.
Denetimli Serbestlik
Denetimli serbestlik, hükümlünün cezasının son bir yılını (veya belirli durumlarda daha uzun süreyi) ceza infaz kurumu dışında, belirlenen yükümlülükler altında geçirmesini sağlayan bir infaz tedbiridir. Bu tedbir, hükümlünün topluma uyum sağlamasına yardımcı olurken, devletin de bu süreci kontrol altında tutmasına olanak tanır.
Denetimli Serbestlik Süresi
Genel denetimli serbestlik süresi 1 yıldır. Ancak, 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlar için bu süre 3 yıl olarak uygulanır.
Denetimli Serbestlikten Yararlanma Koşulları
Denetimli serbestlik uygulamasından yararlanabilmek için hükümlünün belirli şartları taşıması gerekir:
● Hükümlünün koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının en az onda birini (04.06.2025 tarihinden sonra işlenen suçlarda en az 5 gün) ceza infaz kurumunda geçirmesi gerekir.
● Koşullu salıverilmesine 1 yıl veya daha az süre kalmış olması (genel kural).
● Açık ceza infaz kurumuna geçiş hakkı kazanmış veya açık cezaevinde bulunuyor olması.
● "İyi halli" olması.
● Denetimli serbestlikten yararlanmak için talepte bulunması.
İstisnalar
Denetimli serbestlik hükümleri, bazı suçlar ve hükümlü kategorileri hakkında uygulanmaz veya özel şartlara tabidir:
● Terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar.
● Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulananlar.
● Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar.
Yükümlülükler ve İhlali Durumu
Denetimli serbestlik altındaki hükümlüler, kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalışma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulunma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme veya belirlenen programlara katılma gibi yükümlülüklere tabi tutulabilirler. Bu yükümlülüklere uyulmaması, örneğin tahliyeden sonra 5 gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne başvurmamak veya yükümlülükleri kasten ve mazeretsiz olarak üç kez ihlal etmek, hükümlünün tekrar cezaevine gönderilmesine neden olabilir.
Denetimli serbestlik, hükümlünün topluma kademeli entegrasyonunu sağlarken, devletin de bu süreci kontrol altında tutmasına olanak tanır. "En az 1/10 cezaevinde kalma" ve "iyi hal" gibi şartlar, sistemin sadece cezaevi yükünü azaltmayı değil, aynı zamanda hükümlünün topluma uyum sağlama potansiyelini değerlendirmeyi ve riskleri yönetmeyi amaçladığını göstermektedir. Yükümlülüklerin ihlali durumunda tekrar cezaevine dönme mekanizması, denetimli serbestliğin bir hak olmaktan ziyade, belirli koşullara bağlı bir ayrıcalık olduğunu ve bu ayrıcalığın kötüye kullanılmasının ciddi sonuçları olduğunu vurgular. Bu durum, infaz hukukunun sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda davranışları yönlendirici ve toplumsal düzeni koruyucu bir işlevi olduğunu göstermektedir.
COVID-19 Salgını Nedeniyle Geçici Düzenlemeler
COVID-19 salgını nedeniyle, 31.07.2023 tarihi itibarıyla izinde bulunan ve denetimli serbestliğe ayrılmalarına beş yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, talepleri aranmaksızın kalan sürelerini denetimli serbestlik tedbiri altında infaz edebilmişlerdir.
Bihakkın Tahliye (Hak Ederek Tahliye)
Bihakkın tahliye, hükümlünün mahkûm olduğu toplam hapis cezasının, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi indirimler uygulanmaksızın tamamını infaz kurumunda geçirmesi durumunda gerçekleşen tahliyedir. Bu, cezanın tam olarak infaz edilmesi anlamına gelir.
● Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis: Bihakkın tahliye süresi 45 yıldır.
● Müebbet Hapis: Bihakkın tahliye süresi 36 yıldır.
Özellikle ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlülerde koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayabilir. Bu durumda, hükümlü cezasının tamamını (veya 3/4'ünü) kapalı ceza infaz kurumunda çekmek zorunda kalır. Bu durum genellikle halk arasında "4'te 4 ceza" olarak da bilinir.
Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi erken tahliye mekanizmalarının varlığına rağmen, "bihakkın tahliye" kavramının var olması, infaz sisteminin nihai olarak cezalandırıcı bir boyutu olduğunu göstermektedir. Özellikle ikinci defa tekerrür halinde koşullu salıverilme imkanının ortadan kalkması, sistemin bu tür durumlarda rehabilitasyon yerine kamu güvenliğini ve caydırıcılığı ön planda tuttuğunu açıkça ortaya koyar. Bu, infaz hukukunun ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında bir denge kurduğunu, ancak belirli durumlarda (tekrarlayan suçlar gibi) bu dengenin cezalandırma lehine ağırlaştığını göstermektedir.
3. İnfaz Süresini Etkileyen Özel Durumlar ve Faktörler
İnfaz süresinin hesaplanmasında, hükümlünün kişisel durumu, ceza infaz kurumundaki davranışları ve geçmiş suç kayıtları gibi bir dizi özel durum ve faktör önemli rol oynar. Bu faktörler, cezanın infaz rejimini ve nihai tahliye tarihini doğrudan etkileyebilir.
Hükümlünün Kişisel Durumu
Türk infaz hukuku, hükümlünün yaşına, sağlık durumuna, cinsiyetine ve ailevi durumuna göre çeşitli insancıl düzenlemeler içerir. Bu düzenlemeler, cezanın infazının hükümlü ve ailesi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi ve savunmasız bireylerin haklarını korumayı amaçlar.
Çocuk Hükümlüler İçin Özel Düzenlemeler
Çocuk hükümlüler, infaz sisteminde özel bir konuma sahiptirler:
● 5275 sayılı Kanun'un 107/5 maddesine göre, koşullu salıverme süresinin hesabında hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her bir gün, iki gün olarak sayılır.
● 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlar için, çocuk hükümlülerde 15 yaşını doldurana kadar ceza infaz kurumunda geçirilen her gün 3 gün, 18 yaşını doldurana kadar geçirilen her gün ise 2 gün olarak dikkate alınır.
● Çocuk eğitimevleri, çocuk hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve topluma yeniden bütünleştirilmeleri amaçlarını güden özel tesislerdir.
Yaşlı ve Engelli Hükümlüler İçin Konutta İnfaz İmkanları
Belirli yaş ve sağlık durumuna sahip hükümlüler için konutta infaz imkanları sunulur:
● Kadın, çocuk ve 65 yaşını bitirmiş erkekler için toplam 1 yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz edilebilir.
● 70 yaşını bitirmiş hükümlüler için toplam 2 yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz edilebilir.
● 75 yaşını bitirmiş hükümlüler için toplam 4 yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz edilebilir.
Hamile ve Yeni Doğum Yapmış Kadın Hükümlüler
● Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 1 yıl 6 ay (eski düzenlemeye göre 6 ay) geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay sonra ceza infaz olunur.
● Yeni doğum yapan ve toplam 3 sene veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan kadın hükümlülerin cezaları da konutlarında infaz edilebilecektir.
Hastalık Nedeniyle Erteleme
● Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve iyileşinceye kadar sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
● Diğer hastalıklar için de, hapis cezasının infazı hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa, iyileşinceye kadar ertelenebilir. Bu kararlar Adli Tıp Kurumu raporu veya Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurulu raporları üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir.
Hükümlünün yaşı, sağlık durumu, cinsiyeti ve ailevi durumu gibi kişisel özelliklerine göre infaz rejiminde yapılan özel düzenlemeler, Türk hukuk sisteminin insancıl prensiplere ve sosyal devlet sorumluluğuna verdiği önemi göstermektedir. Bu düzenlemeler, cezanın infazının hükümlü ve ailesi üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmeyi, özellikle çocukların ve savunmasız bireylerin haklarını korumayı amaçlar. Bu durum, infaz hukukunun sadece cezalandırıcı bir araç olmaktan öte, sosyal bir işlevi de olduğunu ve toplumsal refahı gözettiğini ortaya koymaktadır.
İyi Hal Değerlendirmesi
"İyi hal", infaz hesaplamasında ve hükümlünün infaz avantajlarından yararlanmasında merkezi bir kavramdır.
Tanım ve Belirleme Kriterleri
"İyi hal", hükümlünün ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda, kurum kurallarına uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı ve tekrar suç işleme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında yapılan değerlendirmedir. Bu değerlendirme, idare ve gözlem kurulu tarafından en geç altı ayda bir yapılır.
Değerlendirmede Dikkate Alınan Faktörler
İyi hal değerlendirmesinde bir dizi faktör dikkate alınır:
● Hükümlünün rehabilitasyon ve eğitim programlarına katılımı.
● Spor ve sosyal faaliyetler ile kültürel ve sanatsal programlara katılımı.
● Alınan sertifikalar ve okuma alışkanlıkları.
● Diğer hükümlülerle ve kurum personeliyle ilişkileri.
● İşlediği suçtan duyduğu pişmanlık.
● Kurum kurallarına uyumu, disiplin cezaları ve ödülleri.
İyi Halin İnfaz Sürelerine Etkisi
İyi hal, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve açık ceza infaz kurumuna ayrılma gibi infaz avantajlarından yararlanmanın temel şartıdır. Disiplin cezası almış ve bu cezası kaldırılmamış hükümlüler iyi hal kararı alamazlar.
İyi hal değerlendirmesi, infaz sisteminde bir davranışsal teşvik ve geri bildirim mekanizması olarak işlev görmektedir. Hükümlülerin cezaevindeki tutum ve davranışlarının, rehabilitasyon programlarına katılımlarının ve pişmanlıklarının sürekli olarak izlenmesi ve bu gözlemlerin erken tahliye imkanlarına doğrudan etki etmesi, onların olumlu yönde değişmelerini teşvik eder. Bu, infazın sadece zaman geçirme değil, aynı zamanda hükümlünün kişisel dönüşümüne odaklanan aktif bir süreç olduğunu göstermektedir. İyi halin koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik için bir ön koşul olması, sistemin sadece cezalandırmakla kalmayıp, aynı zamanda hükümlünün davranışlarını ve rehabilitasyon çabalarını ödüllendirdiğini göstermektedir. Bu durum, hükümlünün cezaevindeki tutumunun ve programlara katılımının, özgürlüğüne kavuşma süresini doğrudan etkilediği anlamına gelir.
Tekerrür (Mükerrirlik) Hükümleri
Tekerrür, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 58. maddesinde düzenlenmiş olup, daha önce işlediği bir suçtan ötürü hakkında verilmiş olan hükmün kesinleşmesinden sonra failin yeni bir suç işlemesidir. Tekerrür, ilk kez tekerrür ve ikinci kez tekerrür olarak ikiye ayrılır ve infaz sürelerini önemli ölçüde etkiler.
Tekerrür Halinde İnfaz Rejimi ve Koşullu Salıverilme Oranları
● İlk Kez Tekerrür: Bu durumda koşullu salıverilme oranı genel olarak 2/3 olarak uygulanır. Hükümlü denetimli serbestlikten yararlanabilir.
● İkinci Kez Tekerrür: İkinci kez tekerrür halinde koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve hükümlü cezasının tamamını (veya 3/4'ünü) kapalı ceza infaz kurumunda çekmek zorunda kalır. Bu durum genellikle "4'te 4 ceza" olarak da bilinir.
● Tekerrür süresi, failin ilk işlediği suçun ceza miktarına göre 3 veya 5 yıl olarak değişir.
● Suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olanlar hakkında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
4. İnfaz Hesaplama Yöntemleri ve Pratik Uygulamalar
İnfaz hesaplaması, hükümlünün cezaevinde geçireceği süreyi belirleyen karmaşık bir süreçtir. Bu süreç, birçok faktörü ve yasal düzenlemeyi dikkate almayı gerektirir.
İnfaz Hesaplama Adımları
İnfaz hesaplaması genellikle aşağıdaki adımları içerir:
1. Toplam Ceza Süresinin Güne Çevrilmesi: Hükmedilen hapis cezasının tamamı gün cinsinden hesaplanır.
2. Koşullu Salıverilme Oranının Belirlenmesi: İşlenen suçun tarihi ve türüne göre uygulanacak koşullu salıverilme oranı (1/2, 2/3 veya 3/4) tespit edilir.
3. Koşullu Salıverilme Süresinin Hesaplanması: Toplam ceza süresine belirlenen koşullu salıverilme oranı uygulanarak ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken koşullu salıverilme süresi bulunur.
4. Denetimli Serbestlik Süresinin Belirlenmesi: Genel denetimli serbestlik süresi 1 yıldır. Ancak 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlar için bu süre 3 yıl olarak uygulanır. Ayrıca, 5275 sayılı CGTİHK'nın 105/A-3 maddesi gereği, koşullu salıverilmeye esas alınacak sürenin (1/2'nin) 1/5'i denetimli serbestlikte geçirilebilir ve hükümlü denetimli serbestlikten en fazla 3 yıl süre ile faydalanabilir.
5. Tutukluluk ve Gözaltı Sürelerinin Mahsubu: Hükümlünün daha önce tutuklulukta veya gözaltında geçirdiği süreler, toplam ceza süresinden düşülür.
6. Kapalı Cezaevinde Kalma Süresinin Hesaplanması: Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleri ile mahsup edilen süreler düşüldükten sonra hükümlünün fiilen kapalı ceza infaz kurumunda kalacağı süre belirlenir.
7. Açık Cezaevine Geçiş Koşullarının Kontrolü: Hükümlünün açık cezaevine geçiş hakkı kazanıp kazanmadığı, ceza süresi ve iyi hal durumu gibi faktörlere göre değerlendirilir (örneğin, 10 yıla kadar olan cezalar için 1 ay, 10 yıl ve üzeri cezalar için 1/10'u kapalıda geçirme şartı.
8. Asgari Kalma Süresi Kontrolü: Denetimli serbestlikten faydalanabilmek için hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının en az onda birini (04.06.2025 tarihinden sonra işlenen suçlarda en az 5 gün) ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir.
İnfaz Hesaplama Örnekleri
Aşağıdaki tablolar, genel suçlar (istisnai suçlar dışında) için ve 30.03.2020 sonrası işlenen suçlar için (1/2 koşullu salıverme oranı ve 1 yıl denetimli serbestlik süresi dikkate alınarak) infaz sürelerini göstermektedir.
Genel Suçlar İçin İnfaz Hesaplama Örnekleri (30.03.2020 Sonrası İşlenen Suçlar)
Özel Suçlar İçin İnfaz Hesaplaması (Örnek: Uyuşturucu Ticareti - 3/4 Koşullu Salıverme, 1 Yıl Denetimli Serbestlik)
İnfaz hesaplamasının adımları ve suç türüne, tarihine ve kişisel faktörlere göre değişen oranlar, bu sürecin karmaşıklığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu karmaşıklık, doğru hesaplamaların yapılabilmesi ve hükümlülerin haklarının korunabilmesi için uzman hukuki yardıma duyulan ihtiyacın altını çizmektedir. Çevrimiçi infaz hesaplama araçları ilk tahminler için faydalı olsa da, hukuki nüanslar ve istisnai durumlar nedeniyle uzman bir avukatın danışmanlığının yerini tutmamaktadır.
İnfaz Hakimliği ve Başvuru Süreçleri
İnfaz Hakimliği, Türk infaz sisteminde merkezi bir rol oynayan bağımsız bir yargı merciidir.
İnfaz Hakimliği'nin Görev ve Yetkileri
İnfaz Hakimliği, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin şikayetleri inceleyen ve karara bağlayan temel mercidir. Koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, ceza infaz kurumlarına ilişkin şikayetler ve özel infaz usullerinden yararlanma talepleri gibi konularda karar verme yetkisine sahiptir. Ayrıca, hükümlünün iyi hal raporunu değerlendirir ve koşullu salıverilmeye ilişkin kararları verir. İnfaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak gerek gördüğünde re'sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi/belge isteyebilir.
Başvuru Yolları ve Süreleri
● Şikâyet Başvurusu: Şikayetler, dilekçe ile doğrudan İnfaz Hakimliği'ne yapılabileceği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular, hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir.
● İtiraz Yolu: İnfaz hâkiminin kararlarına karşı, şikayetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren 7 gün içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz mercii, İnfaz Hakimliği'nin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesidir. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.
● Müddetnameye İtiraz: Müddetnameye (ceza süresi belgesi) itiraz için kanunda öngörülmüş özel bir süre sınırlaması bulunmamaktadır.
İnfaz Hâkimliği'nin, ceza infazının denetlenmesinde bağımsız bir yargı makamı olarak üstlendiği rol, ceza infaz kurumlarındaki keyfi uygulamalara karşı önemli bir hukuki güvence sağlamaktadır. Kararlarına karşı itiraz yolunun açık olması, çok katmanlı bir denetim sürecini güvence altına alarak, infaz sisteminde hukuka uygunluk ve insan hakları korumasının pekiştirilmesine hizmet eder. Bu mekanizma, mahkûmiyet kesinleşmiş olsa dahi hukukun üstünlüğünün devamlılığı için hayati öneme sahiptir.
5. Genel ve Özel Af Düzenlemelerinin İnfaza Etkisi
Af düzenlemeleri, Türk Ceza Hukuku'nda infaz sürelerini ve hükümlülerin hukuki durumunu köklü bir şekilde değiştirebilen önemli mekanizmalardır. Bu düzenlemeler, infaz hukukunun sadece teknik bir alan olmadığını, aynı zamanda yoğun siyasi ve sosyal dinamiklere tabi olduğunu göstermektedir.
Genel Af
Genel af, ceza hukukunda suç ve ceza ilişkisini tamamen ortadan kaldıran bir hukuki düzenlemedir.
Tanım ve Sonuçları
Genel af ilan edildiğinde, kamu davası düşer ve hükmolunan cezalar tüm hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar. Bu, adli sicil kayıtlarının silinmesi anlamına gelir. Henüz infazına başlanmamış cezalar uygulanmazken, hali hazırda infazı devam eden mahkumlar serbest bırakılır. Mahkemesi devam eden sanıklar hakkında ise düşme kararı verilir. Genel af, hem hapis cezalarını hem de adli para cezalarını kapsayabilir.
Yetki
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), üye tam sayısının 3/5 çoğunluğuyla genel af kararı alabilir (Anayasa madde 87). Bu durum, genel affın toplumsal ve siyasi uzlaşma gerektiren istisnai bir durum olduğunu göstermektedir.
Özel Af
Özel af, genel aftan farklı olarak, mahkumiyetin kendisini tamamen ortadan kaldırmaz, ancak cezanın infaz sürecine yönelik değişiklikler getirir.
Tanım ve Sonuçları
Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir, hapis süresi kısaltılabilir veya hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir. Özel af, yalnızca hapis cezalarına uygulanır, adli para cezalarını etkilemez.
Yetki
Cumhurbaşkanı, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisine sahiptir (Anayasa madde 104). Bu yetki, insani ve bireysel koşulları gözeten bir esneklik sağlamaktadır.
Af düzenlemeleri, infaz hukukunun sadece teknik bir alan olmadığını, aynı zamanda yoğun siyasi ve sosyal dinamiklere tabi olduğunu göstermektedir. Özellikle genel aflar, cezaevlerindeki doluluk oranları, toplumsal barış arayışı veya belirli dönemlerdeki siyasi uzlaşmalar gibi geniş kapsamlı faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Özel aflar ise, daha çok insani ve bireysel koşullara odaklanarak adalet sisteminin esneklik ve merhamet boyutunu yansıtır. Bu durum, infaz sürelerinin sadece hukuki kurallarla değil, aynı zamanda dönemsel politikalar ve toplumsal beklentilerle de şekillenebileceğini ortaya koymaktadır.
6. Sonuç
Türk Ceza Hukuku'nda infaz hesaplaması, basit bir aritmetik işlemden çok daha fazlasını ifade eden, çok katmanlı ve dinamik bir süreçtir. Bu rehberde detaylarıyla incelendiği üzere, infaz süreleri hükmedilen cezanın miktarı, suçun niteliği, işlendiği tarih, hükümlünün kişisel durumu (yaş, sağlık, cinsiyet, ailevi durum), ceza infaz kurumundaki davranışları (iyi hal) ve geçmiş suç kayıtları (tekerrür) gibi birçok faktörden etkilenmektedir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik gibi kurumlar, hükümlünün topluma yeniden kazandırılması amacına hizmet ederken, tekerrür hükümleri gibi daha katı rejimler kamu güvenliğini ve caydırıcılığı ön planda tutmaktadır.
İnfaz hukukundaki sürekli yasal değişiklikler, özellikle suç tarihine göre farklı oranların uygulanması, bu alanın karmaşıklığını artırmaktadır. Bu durum, yasa koyucunun toplumsal ihtiyaçlara, cezaevi doluluk oranlarına ve genel ceza politikalarındaki kaymalara yanıt verme çabasını yansıtmaktadır. İnfaz Hakimliği'nin varlığı ve kararlarına itiraz yollarının bulunması, infaz sürecinde hukuki güvencelerin ve denetimin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir.
