LegalMind Blog

YAPAY ZEKA KULLANILARAK İŞLENEN DOLANDIRICILIK SUÇLARINDA KİM SORUMLUDUR?

Yapay zeka ile işlenen dolandırıcılıkta fail, hesap sahibi, yazılım şirketi ve platformların cezai sorumluluğu güncel mevzuatla inceleniyor.

Yapay zeka teknolojilerinin ses, görüntü ve metin üretiminde ulaştığı seviye, dolandırıcılık suçlarının yöntemini önemli ölçüde değiştirmiştir. Bir kişinin sesinin birkaç saniyelik kayıttan taklit edilmesi, gerçekte yaşanmamış bir görüşmenin video biçiminde oluşturulması, kurumsal e-posta yazışmalarının gerçeğe oldukça yakın şekilde kopyalanması veya çok sayıda kişiye kişiselleştirilmiş mesajların otomatik olarak gönderilmesi artık teknik açıdan mümkün hâle gelmiştir. Bu gelişmeler, dolandırıcılık suçunun temel yapısını ortadan kaldırmamakta; ancak hilenin inandırıcılığını, suçun ölçeğini ve faillerin kimliklerini gizleme kapasitesini artırmaktadır.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisinin kişilerin görüntü ve sesleri kullanılarak gerçekçi içerikler oluşturulmasına imkân verdiğini; bu içeriklerin finansal zarar verme, kimlik taklidi ve dolandırıcılık amacıyla kullanılabileceğini belirtmektedir. Özellikle sosyal medyada bulunan ses, fotoğraf ve video kayıtlarının yapay zeka sistemlerinin eğitilmesinde veya sahte içerik oluşturulmasında kullanılması, hem kişisel verilerin korunması hem de ceza hukuku bakımından yeni riskler doğurmaktadır. Bununla birlikte yapay zeka kullanılarak gerçekleştirilen bir dolandırıcılıkta sorumluluğun doğrudan teknolojiye yüklenmesi mümkün değildir. Yapay zeka sistemi hukuken irade sahibi bir kişi, fail veya suç ortağı olarak kabul edilmez. Ceza sorumluluğu; sistemi hangi amaçla kullandığı, suçun işlenmesine nasıl katkıda bulunduğu ve haksız menfaat elde etme kastıyla hareket edip etmediği tespit edilen gerçek kişiler üzerinden belirlenir.

Yapay Zeka Kullanımı ve Dolandırıcılık

Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması ve bu yolla failin veya bir başkasının yararına, mağdurun ya da başka bir kişinin zararına menfaat sağlanması üzerinden düzenlenmiştir. Dolandırıcılık suçunda yalnızca gerçeğe aykırı bir beyanda bulunulması yeterli değildir. Failin kullandığı davranışların mağduru yanıltabilecek nitelikte olması, mağdurun bu hile nedeniyle iradesinin etkilenmesi, malvarlığına ilişkin bir tasarrufta bulunması ve sonuçta haksız menfaat sağlanması gerekir.

Yapay zeka ile oluşturulan sahte ses kaydı, video, mesaj, belge veya internet sitesi bu hileli davranışların aracı olabilir. Örneğin bir şirket yöneticisinin sesi taklit edilerek muhasebe çalışanından başka bir hesaba para göndermesinin istenmesi, bir kişinin yakınının görüntüsü kullanılarak acil para talep edilmesi veya yatırım uzmanı gibi davranan yapay zeka destekli bir dijital karakter aracılığıyla sahte yatırım önerileri sunulması dolandırıcılık suçunun maddi unsurunu oluşturabilecek davranışlardır. Bilişim sistemleri suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığında, fiilin Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Burada bilişim sisteminin mutlaka ele geçirilmesi veya teknik olarak bozulması gerekmez. İnternet, sosyal medya, mesajlaşma uygulaması, yapay zeka platformu, sahte internet sitesi veya dijital ödeme sistemi hilenin mağdura ulaştırılması ve menfaatin elde edilmesi için kullanılıyorsa nitelikli hâlin koşulları somut olaya göre incelenebilir. TCK’nın güncel hükümleri, bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı dolandırıcılık eylemlerini daha ağır hukuki sonuçlara bağlamaktadır. Yargıtay uygulamasında da bir sosyal medya hesabı veya e-posta adresi ele geçirilerek hesap sahibinin arkadaşlarıyla iletişime geçilmesi ve para talep edilmesi, bilişim sisteminin kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilmektedir. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2021 tarihli bir kararında, ele geçirilen elektronik posta ve sosyal medya hesabı üzerinden mağdurun arkadaşından para istenmesi şeklindeki eylemin TCK’nın 158/1-f maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. Aynı olayda bilişim sistemine hukuka aykırı erişim ve sistemdeki verilere müdahale suçlarının da ayrıca incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Yapay Zeka Sistemi ve Suçun Faili

Yapay zeka sistemi, mevcut ceza hukuku bakımından suçun faili olarak kabul edilemez. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereğince bir kişiye yalnızca kendi kusurlu davranışı nedeniyle ceza verilebilir. Yapay zeka sistemi ise hukuki anlamda irade açıklayabilen, suç işleme kastı oluşturabilen veya davranışlarının hukuki sonuçlarını kavrayabilen bağımsız bir özne değildir. Bu nedenle “Dolandırıcılığı yapay zeka yaptı” şeklindeki bir savunma, sistemi kullanan kişinin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yapay zeka tarafından oluşturulan mesajın, sesin veya görüntünün içeriği otomatik biçimde üretilmiş olsa bile sistemi hangi kişinin yönlendirdiği, hangi verilerin sisteme yüklendiği, içeriğin kim tarafından mağdura gönderildiği ve elde edilen menfaatin kime aktarıldığı araştırılır. Ceza soruşturmasının temel amacı, teknolojik aracın arkasındaki insan iradesini belirlemektir. Komut kayıtları, kullanıcı hesapları, IP bilgileri, cihaz kayıtları, ödeme hareketleri, kripto varlık transferleri ve taraflar arasındaki iletişim bu nedenle büyük önem taşır.

Dolandırıcılık Planını Kuran ve Yapay Zekayı Kullanan Kişi

Yapay zeka aracını kullanarak sahte içeriği hazırlayan, mağdurla iletişime geçen, para transferini yönlendiren ve haksız menfaati elde eden kişi kural olarak suçun doğrudan faili olarak sorumlu olur. Suçun bütün aşamalarını tek kişinin gerçekleştirmesi şart değildir. Bir kişi mağdurları belirlerken başka biri ses klonlama işlemini yapabilir, üçüncü bir kişi sahte internet sitesini kurabilir, başka biri banka hesaplarını temin edebilir ve son kişi parayı çekebilir. Bu kişiler ortak bir suç işleme kararı doğrultusunda suçun icrası üzerinde birlikte hâkimiyet kurmuşlarsa müşterek fail olarak sorumlu tutulabilir. Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesine göre suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerin her biri fail olarak sorumludur. Bir başkasını dolandırıcılık yapmaya ikna eden kişi azmettiren, suçun işlenmesinde kullanılan araçları bilerek sağlayan veya suçun icrasını kolaylaştıran kişi ise yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir. Örneğin yapay zeka ile ses taklidi yapan teknik uzman, oluşturduğu kaydın bir dolandırıcılıkta kullanılacağını biliyor ve buna rağmen kaydı hazırlıyorsa yardım eden veya olayın yapısına göre müşterek fail olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık yalnızca yasal amaçlarla kullanılabilen genel nitelikli bir ses işleme hizmeti sunan ve somut dolandırıcılıktan haberi olmayan bir kişinin ceza sorumluluğundan söz edilemez. Belirleyici olan teknik katkının varlığı değil, bu katkının suç işleme kastıyla ve bilinçli şekilde sağlanıp sağlanmadığıdır.

Yapay Zeka Modelini Geliştiren Şirket

Bir yapay zeka modelinin veya yazılımının dolandırıcılıkta kullanılması, modeli geliştiren şirketi, yazılımcıyı ya da platform yöneticisini otomatik olarak suçun faili hâline getirmez. Genel amaçlı bir teknolojinin kötüye kullanılması ile suçun işlenmesine bilinçli destek verilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Bir yazılım geliştiricisinin yalnızca görüntü, ses veya metin üretme teknolojisi geliştirmiş olması cezai sorumluluk için yeterli değildir. Dolandırıcılık kasten işlenebilen bir suçtur. Bu nedenle geliştiricinin veya platform çalışanının suç planını bildiğinin ve suçun gerçekleşmesini kolaylaştırmak amacıyla hareket ettiğinin somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Ancak bir şirket yöneticisi veya çalışanı, belirli kişilerin kimliklerinin taklit edilmesi, güvenlik önlemlerinin aşılması, çok sayıda mağdura sahte içerik gönderilmesi veya suç gelirinin gizlenmesi amacıyla özel bir sistem geliştiriyorsa sorumluluk farklı değerlendirilir. Böyle bir durumda teknik hizmet sağlama sınırı aşılmış ve dolandırıcılığa bilinçli katkı sunulmuş olabilir. Türk ceza hukukunda tüzel kişilere kural olarak doğrudan hapis veya adli para cezası verilmez. Bununla birlikte suç şirket yöneticileri ya da çalışanları tarafından işlenmişse ilgili gerçek kişilerin cezai sorumluluğu bulunabilir. Ayrıca dolandırıcılık sonucunda bir tüzel kişi yararına haksız menfaat sağlanması hâlinde, koşulları oluştuğunda tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir. Bu durum şirketin faaliyet izninin iptali veya suçtan elde edilen kazancın müsaderesi gibi sonuçlar doğurabilir. Değerlendirme, şirketin suçtan yararlanıp yararlanmadığına ve yöneticilerin suça katılımına göre yapılır.

Banka Hesabını, IBAN’ını veya Kripto Varlık Hesabını Veren Kişi

Yapay zeka destekli dolandırıcılıkların önemli bir bölümünde suç gelirinin aktarılması için üçüncü kişilere ait banka hesapları, ödeme hesapları, kartlar veya kripto varlık hesapları kullanılmaktadır. Hesap sahibinin sorumluluğu yalnızca paranın kendi hesabına gelmiş olmasına bakılarak belirlenemez. Hesap sahibinin dolandırıcılığı bilip bilmediği, hesabını hangi amaçla verdiği, karşılığında menfaat elde edip etmediği, parayı çekip çekmediği ve suç organizasyonuyla bağlantısı araştırılmalıdır. Dolandırıcılık kastı bulunmayan, kendisi de kandırılarak hesap bilgileri ele geçirilen veya hesabının kullanıldığından haberdar olmayan kişinin yalnızca hesap sahibi olması cezalandırılması için yeterli değildir. Buna karşılık hesabını haksız menfaat sağlamak amacıyla bilerek kullandıran kişi suça iştirak etmiş olabilir.

Bu konuda 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun önemli bir değişiklik yapmıştır. TCK’nın 158. maddesine eklenen dördüncü fıkraya göre kişinin dolandırıcılık suçuna katkısı, haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Bu düzenleme bir cezasızlık veya genel af hükmü değildir. Kişinin dolandırıcılık kastı yoksa öncelikle suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir. Kastın bulunduğu kabul edilirse ve kişinin katkısı yalnızca hesabını veya ödeme aracını vermekten ibaretse yarı oranındaki indirim gündeme gelir. Mağdurla konuşmak, sahte içeriği hazırlamak, parayı çekmek, başka hesaplara aktarmak veya suç organizasyonunda aktif görev almak gibi daha geniş katkılar bakımından bu özel indirim uygulanmayabilir.

Bankalar, Ödeme Kuruluşları ve Sosyal Medya Platformları

Dolandırıcılıkta bir bankanın, sosyal medya platformunun, mesajlaşma uygulamasının veya yapay zeka hizmetinin kullanılmış olması, ilgili kuruluşu kendiliğinden suç ortağı yapmaz. Cezai sorumluluk için kuruluşun yetkili veya çalışanlarının suçu bildiğinin ve icrasına kasten katkıda bulunduğunun gösterilmesi gerekir. Bununla birlikte bu kuruluşların güvenlik, kimlik doğrulama, şüpheli işlem takibi, kişisel verilerin korunması ve adli makamlarla iş birliği bakımından farklı mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükleri bulunabilir. Gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmaması, şüpheli işlemlerin değerlendirilmemesi veya kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde işlenmesi somut olayın özelliklerine göre idari ya da hukuki sorumluluk doğurabilir. Ancak bu sorumluluklar, dolandırıcılık suçuna iştirak nedeniyle doğan cezai sorumlulukla aynı değildir. Dolayısıyla mağdurun parasının bir banka hesabına aktarılması, bankanın her olayda suçtan veya zararın tamamından doğrudan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Bankanın sorumluluğu; işlem güvenliği, doğrulama süreçleri, yapılan bildirimler ve olayın öngörülebilirliği gibi unsurlar üzerinden ayrıca incelenmelidir.

Yapay zeka ile gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemleri çoğu zaman tek bir suçla sınırlı kalmaz. Bir kişinin sosyal medya hesabının veya e-posta adresinin ele geçirilmesi bilişim sistemine hukuka aykırı girme suçunu; sistemdeki verilerin değiştirilmesi veya silinmesi bilişim sistemini engelleme, bozma ya da verileri yok etme suçunu oluşturabilir. Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması durumunda banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu gündeme gelebilir. Mağdurun sesinin, yüz görüntüsünün, kimlik bilgilerinin veya diğer kişisel verilerinin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi ve kullanılması hâlinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ele geçirilmesi veya yayılması suçları ayrıca değerlendirilebilir. Sahte kimlik belgesi, ödeme talimatı, dekont veya kurumsal belge hazırlanması durumunda belgenin niteliğine göre sahtecilik suçları da oluşabilir. Bu suçların dolandırıcılıkla birlikte mi yoksa birbirini tüketen hükümler kapsamında mı uygulanacağı, her olayda fiillerin sayısı, hukuki konusu ve failin hareketleri dikkate alınarak belirlenir. Bu nedenle “Yapay zeka kullanıldı, yalnızca dolandırıcılık suçu oluşur” şeklinde genel bir sonuca varılması doğru değildir.

Yapay Zeka Destekli Dolandırıcılık

Yapay zeka tarafından oluşturulan bir ses veya görüntünün bulunması, tek başına içeriği hazırlayan kişiyi göstermeyebilir. Bu nedenle soruşturmalarda farklı dijital delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Yapay zeka platformundaki kullanıcı ve komut kayıtları, üyelik bilgileri, ödeme kayıtları, dosya oluşturma tarihleri, cihazlardaki model ve uygulama verileri, IP kayıtları, telefon trafik bilgileri, mesaj içerikleri ve banka hareketleri failin belirlenmesinde önem taşır. Kripto varlık kullanılan olaylarda cüzdan hareketleri, borsa üyelikleri, hesaba para yatırma ve çekme işlemleri ile kimlik doğrulama kayıtları incelenebilir. Sahte ses ve görüntüler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle dosyanın teknik özellikleri, üretildiği yazılım, düzenleme izleri, zaman bilgileri ve muhtemel kaynak materyaller tespit edilmeye çalışılır.

Ceza Muhakemesi Kanunu, koşulları oluştuğunda bilgisayarlar, bilgisayar programları ve dijital veriler üzerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemlerine imkân tanımaktadır. Bununla birlikte dijital delilin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi, bütünlüğünün korunması ve hangi cihazdan ne şekilde çıkarıldığının kayıt altına alınması gerekir. Mağdur açısından ekran görüntülerinin, mesajların, telefon numaralarının, kullanıcı adlarının, internet adreslerinin, ödeme dekontlarının ve ses ya da video dosyalarının silinmeden saklanması önemlidir. Para transferi gerçekleşmişse banka veya ödeme kuruluşuna vakit kaybetmeden bildirim yapılması, ardından kolluk birimlerine veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurulması delillerin ve suç gelirinin izlenmesini kolaylaştırabilir.

Sorumluluğu Belirleyen Temel Ölçüt: Kast ve Suça Katkı

Yapay zeka kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarında tek bir kişi veya kurumun her durumda sorumlu kabul edilmesi mümkün değildir. Sorumluluk, suç planındaki rol dağılımına göre belirlenir. Dolandırıcılığı planlayan ve yöneten kişi, yapay zeka içeriğini suç amacıyla hazırlayan kişi, mağdurla iletişime geçen kişi, hesap ve ödeme altyapısını bilerek sağlayan kişi ile suç gelirini yöneten kişi farklı hukuki sıfatlarla sorumlu olabilir. Buna karşılık suçtan haberi olmayan yapay zeka geliştiricisinin, genel amaçlı platformun, banka çalışanının veya hesabı iradesi dışında kullanılan kişinin otomatik biçimde cezalandırılması mümkün değildir. Ceza sorumluluğu bakımından kişinin dolandırıcılık kastının, suçla bağlantısının ve fiilin gerçekleşmesine sunduğu somut katkının ortaya konulması gerekir.

Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesi, mahkemelerin yalnızca nihai sahte içeriği değil; içeriğin nasıl üretildiğini, kim tarafından yönlendirildiğini ve suç gelirinin hangi kişiler arasında paylaşıldığını incelemesini zorunlu kılmaktadır. Gelecekte yapay zeka çıktılarının işaretlenmesi, üretim kayıtlarının korunması, güçlü kimlik doğrulama yöntemleri ve sentetik içerik tespit sistemleri ceza soruşturmalarında daha merkezi bir konuma gelebilir. Ancak mevcut hukuk düzeninde dahi yapay zeka kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemleri cezasız değildir. Teknoloji suçun faili değil, suçun işlenme aracıdır; sorumluluk ise bu aracı hile ve haksız menfaat amacıyla kullanan insanlara aittir. Hızla değişen mevzuat ve içtihat karşısında, yapay zeka destekli dolandırıcılık dosyalarında güncel kararların ve ilgili kanun hükümlerinin birlikte incelenmesi önem taşır. LegalMind; yargı kararlarını, mevzuatı, hukuk literatürünü ve Resmî Gazete içeriklerini tek bir hukuk veri kütüphanesinde bir araya getirerek hukuk profesyonellerinin araştırmalarını sistematik biçimde yürütmesine imkân sağlar. Yapay zeka hukuk asistanı Briefi ile hukuki sorgular yapılabilir; konuyla ilişkili karar ve mevzuatlara daha hızlı ulaşılabilir. LegalMind’ın veri kütüphanesinde 11 milyondan fazla yargı ve kurum kararı, 20 binden fazla mevzuat ve 45 binden fazla hukuk literatürü kaynağı bulunmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yapay zeka tarafından hazırlanan dolandırıcılık mesajından kim sorumludur?

Mesajı hazırlatan, içeriği mağdura gönderen ve dolandırıcılık amacıyla kullanan kişi sorumludur. Yapay zeka sisteminin kendisi hukuken fail kabul edilmez.

Bir kişinin sesini yapay zeka ile taklit etmek tek başına suç mudur?

Değerlendirme kullanım amacına ve somut fiillere göre yapılır. Sesin dolandırıcılık, tehdit, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması veya kişinin itibarının zedelenmesi amacıyla kullanılması farklı suç ve sorumlulukların doğmasına neden olabilir.

Yapay zeka yazılımını geliştiren şirket dolandırıcılıktan sorumlu tutulabilir mi?

Yazılımın suçta kullanılması tek başına şirketin veya geliştiricinin cezai sorumluluğunu doğurmaz. Ancak suç planını bilerek destekleyen, dolandırıcılığa özel sistem geliştiren veya suçun icrasını bilinçli biçimde kolaylaştıran gerçek kişiler iştirak hükümleri kapsamında sorumlu tutulabilir.

Dolandırıcılık parasının gönderildiği hesap sahibi suçlu mudur?

Hesap sahibi olmak tek başına suçluluk için yeterli değildir. Kişinin hesabını dolandırıcılık amacıyla bilerek kullandırıp kullandırmadığı araştırılır. 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK 158/4 uyarınca, suça katkısı haksız menfaat amacıyla hesap veya ödeme aracı bilgilerini vermekle sınırlı olan kişinin cezası yarı oranında indirilebilir.

Yapay zeka dolandırıcılığında ekran görüntüsü delil olur mu?

Ekran görüntüsü delil olarak sunulabilir ancak tek başına failin belirlenmesi için yeterli olmayabilir. Mesaj kayıtları, banka hareketleri, telefon bilgileri, IP kayıtları, dosya metadataları ve cihaz incelemeleriyle birlikte değerlendirilmesi daha güçlü bir delil yapısı oluşturur.

Yapay zeka ile oluşturulan sahte video sosyal medyada yayımlanırsa platform sorumlu olur mu?

Platformun cezai sorumluluğu otomatik olarak doğmaz. İçeriği hazırlayan ve yayımlayan kişiler öncelikle sorumludur. Platformun bildirimlere karşı davranışı ve mevzuattan kaynaklanan yükümlülükleri ise idari veya hukuki sorumluluk bakımından ayrıca incelenebilir.

Dolandırıcılık tamamlanmadan fark edilirse suç oluşur mu?

Fail hileli hareketlere başlamış ancak elinde olmayan nedenlerle menfaat elde edememişse dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri uygulanabilir. Mağdurun para göndermemiş olması her durumda cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Kategori: Hukuk, Yapay Zeka, LegalMind, LegalMind Hukuk Platformu, LegalMind Hukuk Veri Kütüphanesi

Etiketler: Hukuk Veri Kütüphanesi, Yapay Zeka Hukuk Asistanı Briefi

LegalMind Logo
Copyright © 2026 LegalMind.
Tüm hakları saklıdır.
LegalMind Logo Band
Kurumsal