YAPAY ZEKA İLE HAZIRLANAN TİCARİ SÖZLEŞMELER GEÇERLİ Mİ? 2026’DA İLK EMSAL KARARLAR
2026 yılı itibarıyla yapay zeka, ticari sözleşme hazırlama süreçlerinde artık deneysel bir araç değil, aktif olarak kullanılan bir üretim mekanizması haline geldi. Şirketler teklif mektuplarını, distribütörlük sözleşmelerini, gizlilik anlaşmalarını, hizmet sözleşmelerini ve hatta karmaşık yatırım sözleşmelerini dahi yapay zeka destekli sistemlerle hazırlıyor. Ancak sözleşmenin bir yazılım tarafından oluşturulmuş olması, hukuki geçerliliği otomatik olarak güvence altına almıyor. Asıl soru şu: Yapay zeka ile hazırlanan bir sözleşme geçerli midir ve ortaya çıkan hatalarda sorumluluk kime aittir?
Türk hukukunda sözleşmenin geçerliliği için temel unsur, tarafların irade beyanıdır. Sözleşmenin kim tarafından kaleme alındığı değil, tarafların özgür ve bilinçli irade açıklaması esas alınır. Bu açıdan bakıldığında, metnin bir yapay zeka sistemi tarafından oluşturulmuş olması tek başına sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Ancak sorun, irade ile metin arasındaki uyumda ortaya çıkar. 2026’da Avrupa’da görülen bir ticari uyuşmazlıkta, taraflardan biri yapay zeka tarafından hazırlanan sözleşme taslağında yer alan bir sorumluluk sınırlaması hükmünü fark etmeden imzaladığını ileri sürdü. Mahkeme, sözleşmenin geçerli olduğuna karar verdi ancak tarafın gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olmasını sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul etmedi. Bu karar, yapay zekanın kullanılmış olmasının tarafı hukuki sonuçlardan kurtarmadığını açık şekilde ortaya koydu.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmelerde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, hatalı veya eksik hükümlerdir. Özellikle sektör özelinde düzenleme gerektiren alanlarda, yapay zeka tarafından oluşturulan metinler yerel mevzuata tam uyum göstermeyebilir. 2026 başında Türkiye’de yaşanan bir ticari uyuşmazlıkta, bir yazılım şirketi tarafından yapay zeka ile oluşturulan hizmet sözleşmesinde veri koruma yükümlülükleri eksik bırakılmıştı. Sözleşmede açık düzenleme bulunmadığı için taraflar arasında veri ihlali sorumluluğu konusunda uyuşmazlık çıktı. Mahkeme, sözleşme metnindeki eksikliğin tarafların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına hükmetti ve genel mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yaptı. Bu karar, yapay zeka destekli taslakların mutlaka hukuki denetimden geçirilmesi gerektiğini gösterdi.
Bir diğer tartışma alanı, yapay zeka tarafından oluşturulan sözleşmelerde yorum sorunudur. Sözleşme hükümlerinin belirsiz veya çelişkili olması halinde mahkeme, tarafların gerçek iradesini araştırır. Ancak yapay zeka tarafından oluşturulan metinlerde bazen farklı hukuk sistemlerine ait ifadelerin karıştığı görülmektedir. 2026’da İngiltere’de görülen bir davada, bir ticari sözleşmede hem Anglo-Sakson hukukuna özgü bir tazminat düzenlemesi hem de kıta Avrupası hukukuna özgü yorum ilkeleri aynı metin içinde yer aldı. Taraflar arasında ciddi yorum farklılıkları doğdu ve uyuşmazlık tahkime taşındı. Tahkim heyeti, sözleşmenin bağlayıcı olduğunu kabul etti ancak çelişkili hükümler nedeniyle tarafların zararını ayrı ayrı değerlendirdi. Bu örnek, yapay zeka tarafından oluşturulan sözleşmelerde sistematik hukuk uyumunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmelerde sorumluluk meselesi de ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Sözleşme metnini üreten yazılımın sağlayıcısı mı, sözleşmeyi kullanan şirket mi sorumludur? 2026’da ABD’de açılan bir davada, bir şirket yapay zeka tabanlı sözleşme üretim yazılımının hatalı yönlendirme yaptığını ve bu nedenle sözleşmede kritik bir hükmün atlandığını iddia ederek yazılım sağlayıcısına dava açtı. Mahkeme, yazılımın yalnızca araç olduğunu, nihai hukuki sorumluluğun sözleşmeyi imzalayan ve kullanan şirkete ait olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, genel eğilimi yansıtıyor: Yapay zeka bir yardımcıdır, hukuki sorumluluk ise insan iradesine aittir.
Regülasyon boyutunda da gelişmeler dikkat çekiyor. Avrupa Birliği’nin 2026 itibarıyla uygulamaya koyduğu yapay zeka düzenlemeleri, ticari süreçlerde kullanılan yüksek riskli yapay zeka sistemlerine ilişkin şeffaflık ve denetim yükümlülükleri getirdi. Bu düzenlemeler, sözleşme üretiminde kullanılan yapay zeka sistemlerinin belirli standartlara uygun olmasını ve kullanıcıların sistem çıktısını kontrol etmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerin iç denetim mekanizmaları kurmaması halinde, doğrudan idari yaptırımlarla karşılaşması mümkün hale geldi.
Pratikte ise sorun genellikle şu noktada ortaya çıkıyor: Şirketler hız kazanmak için yapay zekaya güveniyor ancak metni uzman incelemesinden geçirmiyor. Oysa ticari sözleşmeler, yalnızca genel hükümlerden ibaret değildir; tarafların risk dağılımını, tazminat sınırlarını, yetkili mahkemeyi, uygulanacak hukuku ve mücbir sebep hükümlerini belirler. Bu alanlarda yapılacak küçük bir hata, milyonlarca liralık uyuşmazlığa dönüşebilir. 2026’da enerji sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin, yapay zeka tarafından oluşturulan sözleşmede yer alan tahkim şartını fark etmeden imzalaması nedeniyle beklemediği bir yabancı tahkim merkezinde dava ile karşı karşıya kaldığı biliniyor. Bu tür örnekler, sözleşme metninin kaynağından bağımsız olarak sonuçlarının ciddi olduğunu gösteriyor.
Yapay zeka ile hazırlanan ticari sözleşmeler hukuken geçersiz değildir; ancak geçerlilik ile güvenlik aynı şey değildir. Metnin yapay zeka tarafından oluşturulmuş olması, sözleşmenin bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz. Asıl risk, hukuki kontrol eksikliğinde ortaya çıkar. Tarafların sözleşme metnini inceleme yükümlülüğü devam eder ve hata halinde sorumluluk genellikle metni kullanan tarafa yüklenir. 2026’da verilen ilk emsal kararlar, mahkemelerin yapay zekayı bir araç olarak gördüğünü ve nihai sorumluluğu insan iradesine bağladığını ortaya koyuyor.
Bu nedenle ticari sözleşme hazırlama süreçlerinde yalnızca hız değil, hukuki doğruluk da esas alınmalıdır. Sözleşme metinlerinin ilgili mevzuat, güncel içtihat ve benzer uyuşmazlıklardaki kararlar ışığında değerlendirilmesi gerekir. Özellikle tazminat sınırlandırmaları, sorumluluk hükümleri ve yaptırım maddeleri gibi kritik alanlarda geçmiş yargı kararlarının incelenmesi, şirketlerin ileride karşılaşabileceği riskleri azaltır.
LegalMind, ticari sözleşmeler, sorumluluk hükümleri, tahkim şartları ve yapay zeka kaynaklı uyuşmazlıklar ile ilgili milyonlarca yargı kararı ve mevzuatı tek sistemde sunar. Benzer davalarda mahkemelerin nasıl değerlendirme yaptığını görmek, sözleşme risk analizinde somut veri sağlar. Yapay Zeka Hukuk Asistanı Briefi ise sözleşme hükümleri ile ilgili karar ve mevzuatı birlikte analiz ederek araştırma sürecini hızlandırır. 2026’da ticari sözleşmelerde yapay zeka kullanımının arttığı bir dönemde, hukuki geçerlilik kadar hukuki güvenliğin de sağlanması belirleyici hale gelmiştir.
Yapay Zeka ile Hazırlanan Ticari Sözleşmeler Hakkında En Çok Sorulan Sorular
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşme hukuken geçerli midir?
Evet, geçerlidir. Bir sözleşmenin geçerliliği, metnin kim tarafından yazıldığına değil, tarafların serbest iradeleriyle kabul edip imzalamasına bağlıdır. Yapay zeka yalnızca bir araçtır. Taraflar sözleşmeyi bilinçli şekilde kabul etmişse, metnin bir yazılım tarafından oluşturulmuş olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Ancak hatalı veya eksik hüküm varsa sorumluluk devam eder.
Yapay zeka hatalı sözleşme üretirse sorumluluk kime aittir?
Genel yaklaşım, sorumluluğun sözleşmeyi kullanan ve imzalayan şirkete ait olduğu yönündedir. Yazılım sağlayıcısı genellikle “araç sağlayıcı” konumundadır. Şirket, sözleşme metnini kontrol etmeden kullanmışsa, ortaya çıkan zarar nedeniyle sorumlu tutulabilir. 2026’daki ilk kararlar bu yönde şekillenmektedir.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmede hata varsa iptal edilir mi?
Her hata sözleşmeyi iptal etmez. Hatanın esaslı olması gerekir. Eğer hata, tarafın iradesini sakatlayacak nitelikteyse (örneğin bedel yanlış yazılmışsa veya taraf yanlış belirlenmişse) iptal gündeme gelebilir. Ancak teknik eksiklikler çoğu zaman sözleşmeyi tamamen geçersiz yapmaz, yorum yoluyla çözümlenir.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmede tahkim şartı varsa geçerli olur mu?
Evet, tahkim şartı açık ve anlaşılır şekilde yazılmışsa geçerlidir. Metnin yapay zeka tarafından oluşturulmuş olması tahkim şartını geçersiz kılmaz. Ancak tarafın bu hükmü bilmeden imzaladığını iddia etmesi durumunda ispat yükü ağırdır. Mahkemeler genellikle imzayı esas alır.
AI ile hazırlanan sözleşme nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?
Eğer sözleşmedeki eksiklik veya hata karşı tarafa zarar vermişse tazminat talebi mümkündür. Özellikle sorumluluk sınırlandırması, ceza şartı veya teslim yükümlülüğü gibi kritik maddelerde yapılan hatalar milyonluk uyuşmazlıklara yol açabilir.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmeler noter onayı gerektirir mi?
Noter gerekliliği, sözleşmenin konusuna bağlıdır. Taşınmaz devri gibi özel şekle tabi işlemlerde noter zorunludur. Ancak çoğu ticari sözleşmede yazılı şekil yeterlidir. Yapay zeka kullanılmış olması noter gerekliliğini değiştirmez.
AI ile hazırlanan sözleşmeler mahkemede delil olarak kabul edilir mi?
Evet. Sözleşme taraflarca imzalanmışsa, kaynağına bakılmaksızın delil niteliği taşır. Mahkeme metnin hukuki sonuçlarına bakar, nasıl üretildiğine değil.
Yapay zeka ile sözleşme hazırlamak riskli midir?
Risk, yapay zekada değil, kontrol eksikliğindedir. Denetim yapılmadan kullanılan metinler risklidir. Özellikle uluslararası ticaret, yaptırım hukuku, veri koruma ve sorumluluk maddelerinde uzman incelemesi yapılması gerekir.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmelerde telif sorunu çıkar mı?
Genellikle sözleşme metinleri standart ifadeler içerdiği için telif riski düşüktür. Ancak özel metinlerden türetilmiş veya özgün taslaklara aşırı benzerlik varsa telif tartışması gündeme gelebilir. Bu konu özellikle yazılım ve yayıncılık sektöründe önemlidir.
2026’da mahkemeler yapay zeka ile hazırlanan sözleşmelere nasıl yaklaşıyor?
Mevcut eğilim, yapay zekayı yalnızca teknik bir araç olarak görmek yönündedir. Mahkemeler sorumluluğu insan iradesine dayandırmaktadır. “Yapay zeka yazdı” savunması tek başına sorumluluktan kurtarmamaktadır.
Şirketler yapay zeka ile sözleşme hazırlarken nelere dikkat etmeli?
Öncelikle sözleşme taslağı mutlaka hukuki incelemeden geçirilmelidir. Yetkili mahkeme, uygulanacak hukuk, mücbir sebep, yaptırım maddesi, tazminat sınırı ve fesih şartları özel olarak kontrol edilmelidir. Ayrıca kullanılan AI sisteminin çıktıları kayıt altına alınmalı ve versiyon kontrolü yapılmalıdır.
Yapay zeka ile hazırlanan sözleşmelerde ispat sorunu olur mu?
Genellikle hayır. Ancak metnin son halinin kim tarafından onaylandığı, hangi versiyonun imzalandığı ve değişikliklerin nasıl yapıldığı önemlidir. Versiyon takibi yapılmazsa ispat sorunu çıkabilir.
Küçük işletmeler için AI sözleşmeleri güvenli midir?
Standart ve düşük riskli işlemlerde kullanılabilir. Ancak yüksek tutarlı veya uluslararası sözleşmelerde mutlaka hukuki kontrol gerekir. Risk sözleşmenin değerine paralel artar.
AI sözleşmeleri nedeniyle açılan dava sayısı artıyor mu?
Evet. 2025–2026 döneminde özellikle Avrupa ve ABD’de AI kaynaklı sözleşme hatalarına dayalı ticari uyuşmazlıklarda belirgin artış raporlanmıştır. Özellikle teknoloji ve yazılım sektöründe bu trend güçlenmiştir.
Bu alanda doğru hukuki araştırma neden önemlidir?
Çünkü sözleşme hatalarının sonuçları ciddi olabilir. Benzer davalarda mahkemelerin nasıl karar verdiğini görmek, risk analizi yaparken somut veri sağlar. Emsal kararlar, yorum farklılıklarını ve sorumluluk sınırlarını anlamak açısından belirleyicidir.
LegalMind, ticari sözleşme uyuşmazlıkları, sorumluluk hükümleri, tahkim şartları ve yapay zeka kaynaklı ticari davalara ilişkin milyonlarca kararı tek sistemde sunar. Benzer davalarda verilen kararların incelenmesi, sözleşme risklerinin somut verilere dayalı değerlendirilmesini sağlar. Briefi ise ilgili karar ve mevzuatı birlikte analiz ederek araştırma süresini ciddi şekilde kısaltır.
