YARGITAY’IN KONKORDATO KARARLARINA YAKLAŞIMI
Konkordato dosyalarında asıl yön belirleyici merci çoğu zaman ilk derece mahkemesi değildir. Dosya istinaftan geçip Yargıtay önüne geldiğinde, verilen karar yalnızca tarafları değil, benzer durumda olan birçok şirketi ve alacaklıyı etkiler. Bu nedenle son yıllarda Yargıtay’ın konkordato kararlarına nasıl yaklaştığı, hem borçlu hem alacaklı vekilleri açısından ayrı bir önem taşıyor.
2026 itibarıyla Yargıtay’ın yaklaşımında belirgin bir eğilim var: Şekil değil, içerik denetimi. İlk yıllarda konkordato kararları daha çok usul eksiklikleri üzerinden bozulurken, artık mali analiz, ödeme gücü ve projenin gerçekçiliği daha fazla sorgulanıyor.
Çoğunluk Hesabı Artık Teknik Bir Formalite Değil
Konkordato tasdik kararlarında en sık bozma nedeni çoğunluk hesabındaki hatalar oldu. Ancak mesele yalnızca matematiksel hesap değil. Yargıtay, alacaklı sınıflandırmasının doğru yapılıp yapılmadığını, çekişmeli alacakların nasıl dikkate alındığını ve rehinli alacakların hangi ölçüde hesaba katıldığını ayrıntılı inceliyor.
Bazı dosyalarda ilk derece mahkemeleri toplam alacak üzerinden çoğunluğu hesapladı; oysa Yargıtay, kabul edilen ve oylamaya katılan alacakların esas alınması gerektiğini vurguladı. Bu tür teknik hatalar, tasdik kararının tamamen bozulmasına yol açabiliyor.
Mali Analiz Gerçekçi mi?
Yargıtay’ın son dönemde üzerinde durduğu ikinci başlık, borçlunun mali durumunun gerçekten iyileşme potansiyeli taşıyıp taşımadığı. Konkordato, borçlunun bir şans daha elde etmesi için öngörülmüş bir kurum; ancak bu şansın somut dayanağı olması gerekiyor.
Örneğin bazı dosyalarda, şirketin aktiflerinde ciddi değer kaybı olmasına rağmen projede iyimser gelir projeksiyonları sunulduğu görüldü. İlk derece mahkemesi tasdik kararı verdi, fakat Yargıtay, iyileşme beklentisinin soyut kaldığını belirterek kararı bozdu. Mesaj net: Konkordato, temennilere dayanmaz.
Rehinli Alacaklıların Konumu
Rehinli alacaklılar, konkordato sisteminde özel statüye sahip. Ancak Yargıtay bu ayrıcalığın sınırsız olmadığını açık şekilde ortaya koyuyor. Teminat değeri alacağı karşılıyorsa, o kısım konkordato dışında kalır. Ancak teminatın değer tespiti tartışmalıysa, mahkemenin bunu detaylı incelemesi gerekir.
Son kararlar, ekspertiz raporlarının yüzeysel kabul edilmesini yeterli görmüyor. Teminatın gerçek piyasa değerinin belirlenmesi, tasdik aşamasında kritik bir unsur haline gelmiş durumda.
Alacaklıların Bilgilendirilmesi ve Şeffaflık
Yargıtay’ın dikkat çektiği bir diğer konu, alacaklıların süreç boyunca yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediği. Konkordato projesi teknik bir metindir; ancak alacaklıların anlayabileceği şekilde sunulması gerekir.
Bazı bozma kararlarında, komiser raporlarının yüzeysel olduğu ve alacaklıların sağlıklı değerlendirme yapmasına imkan tanımadığı gerekçesi yer aldı. Bu yaklaşım, konkordatonun bir “müzakere zemini” olduğu anlayışını güçlendiriyor.
Konkordato İptal Davalarına Yaklaşım
Tasdik edilmiş bir konkordatonun iptali daha zor bir süreçtir. Ancak Yargıtay, kötü niyetli davranış, mal kaçırma veya yanıltıcı mali tablo gibi durumlarda iptalin mümkün olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
2026 itibarıyla görülen bazı dosyalarda, borçlu şirketin mühlet sürecinde malvarlığını azaltıcı işlemler yaptığı tespit edildi ve konkordato iptal edildi. Bu kararlar, sürecin yalnızca başvuru anıyla sınırlı olmadığını, mühlet döneminin de sıkı denetime tabi olduğunu gösteriyor.
Konkordato Artık Daha Sıkı Denetleniyor
Genel tabloya bakıldığında Yargıtay’ın yaklaşımı daha temkinli ve daha teknik. İlk dönemlerde konkordato, ekonomik kriz koşullarında daha geniş yorumlanıyordu. Ancak artık ödeme gücü analizi, finansal tabloların doğruluğu ve alacaklı menfaat dengesi daha hassas değerlendiriliyor.
Bu da hem borçlu hem alacaklı taraf için daha dikkatli bir hazırlık süreci anlamına geliyor. Dosyaya yalnızca muhasebe raporu eklemek yeterli değil; raporun içeriği, dayanağı ve projeksiyonları sağlam olmak zorunda.
Strateji Karar Okumaktan Geçiyor
Konkordato dosyasında başarı çoğu zaman stratejiye bağlı. Hangi durumlarda Yargıtay tasdiki bozuyor, hangi koşullarda müdahale etmiyor, hangi mali göstergeleri kritik görüyor? Bu soruların cevabı, geçmiş kararlarda saklı.
Bu nedenle konkordato dosyası hazırlayan ya da konkordatoya itiraz eden bir avukat için içtihat takibi lüks değil, zorunluluk. Tek bir karar, dosyanın kaderini değiştirebilir.
LegalMind, konkordato tasdik kararları, iptal davaları ve Yargıtay içtihatlarını tek sistemde bir araya getirerek bu içtihat taramasını saniyeler içinde yapma imkanı sunar. Briefi ise belirli bir konkordato senaryosuna ilişkin kararları ve mevzuatı birlikte analiz ederek hazırlık sürecini hızlandırır. Konkordato dosyasında güçlü olmak, yalnızca dosyayı bilmek değil; Yargıtay’ın neye baktığını bilmektir. Bilgiye hızlı ulaşan taraf, süreci daha güvenli yönetir.
